D.Tarihi,
Yeri: 1965, İstanbul
Mesleği: Bilgi İşlem Yön.
Uçuş Bölgesi: İstanbul (İlk bulduğu müsait yer.) |
Sanırım
İlkokul 3. sınıftaydım. Vitrinde duran kutuda "İzci" yazıyordu. Ama
kanatları vardı. O kutuyu aldım açtım ve bir daha kapanmadı. Eskiler
hatırlamıştır. JetModel'in kitinden bahsediyorum. Pek çok modelci gibi JetModel'le
başladım.
Balsa'nın yumuşak dokusu, Selülozik yapıştırıcının kokusu içime işlemiş
olmalı ki, kit'ler bana yetmedi. Model dünyasını JetModel'den ibaret zannederken
Graupner'in bir kataloğu elime geçti. Başım döndü! O zamanlar şimdiki gibi değil.
Telefon için bile komşuya gidiyoruz. Yurt dışından model falan getirtmek
"Almancı Amca" nız yoksa mümkün değil. Bende başladım kendi modelimi
kendim yapmaya. İlk tasarımım 2m'lik bir planör. Jet Model sağlam temel atmış
olmalı ki bu "ufak" model Maçka Parkı'ndan havalanıp hemen altındaki
Küçük Çiftlik Lunaparkının dönme dolabına kadar gitmeyi başardı. Eee artık
kontrolsüz uçuş yetmez tabii. Büyük modelciyiz ya, hemen yalvar yakar, alamancı
dostlardan bir Hitec Challenger (Hemde 8 Kanal! - Ne biliim Almanların bir kanalı iki
saydığını?) edindim ve ilk trainer'imi Yeşilköy sahillerinden denize çakıverdim.
Modelin denizdeki o hüzünlü süzülüşü hemen kafamda bir ışık yakıverdi! Jet
Model'in tekneleri de vardı!
Sonra gelsin arabalar, gitsin yelkenliler....
Bu arada bir yandan da okul... Mekaniğe ilgim varya (Bu arada Lise yıllarında favori
konu arabalar, ukalalık alanımda motorlar oluvermiş!) bari işi doğru düzgün
öğreneyim deyip Yıldız Motor Yüksek Okulu'nu kazanıverdim. İkinci yılın
sonlarına doğru (Zaten iki yıllıktı) teknoloji hocası "yahu bu nasıl
çalışıyor?" diye bana sorunca "yeter" deyip bu kez de Marmara Sinema-TV
yi kazandım. Bir süre eş-dost tarfından "bizim televizyon karlı
gösteriyor" türünden tacizlere hedef olduktan sonra bu sektörde uzunca bir süre
çeşitli alanlarda çalıştım. Birgün yeşiller giymiş bir amca "e artık
yaşın 30 oldu seni bi askere alalım" dedi. Tahmin edilebileceği gibi en iyi
şartlarda ve tam bir tatil havasında geçti askerlik! (Gittiğim yeri hala haritada
bulamıyorum. Ama yolunuz Kars-Ağrı civarına düşerse modelsiz gitmeyin, hemde 4/1
ölçekli falan olsun. Uçsuz bucaksız harika yerler.. Tabi yazın! :) )
Askerlik dönüşü baktım bilgisayar konusu gündemde "bari yazılımcı falan
oliim" dedim. Sonra konular iyice karışmaya başladı modele elektronik bulaştı,
bilgisayar modelcilikte kullanılmaya başlandı, kompozit malzemeler çıktı, yurt
dışına erişim kolaylaştı ve en önemlisi internet icat oldu dünya küçüldü.
Bunca yıl tek başıma debelenip dururken internet sayesinde sizlerle tanışma fırsatı
buldum. "Rahat Askerlik" sonrasında yanyana iki kişi bile bana kalabalık
gelir, rahatsız eder olmuştu. Modelciliğin bir faydasını da burada gördüm. O iki
kişinin elinde model varsa kalabalık değil dost gözüküyorlar!
Maalesef gençken değerini bilemeyip ilk tasarımım hariç hiç bir modelimi
resimlemedim. Artık dijital çağda hapşursam zerrecikleri çekip makinaya atıyorum..
:)
Uçan, yüzen, yürüyen, sürünen her türlü
modeli yapmaya yeminli gibiyim. Zaten çoğunuda yaptım. Belki o yüzden farklı modeller
daha çok ilgimi çekiyor. Temizliği ve bakım kolaylığından dolayı elektrik,
ulaşım ve yer probleminden dolayı küçük ölçeği tercih ediyorum. Son takıntım
uçan kanatlar.
Yapmak istediğim o kadar çok şey var ki hiç birini bitiremeyeceğim. Ama en çok Jet
Model'i ve onun eski modellerini, malzemelerini yeniden görmek istiyorum.
Farkettim ki biz az değiliz ama azalmaktayız.
Oysa Jet Model varken az idik, çoğalıyorduk.
Birhan Taşkıran |
 İlk aşkım ilk heyacan, yaş 14 o sıralar

Mini Elektra
Uçmayı Öğreniyor
![birhan-Motor[1].jpg (44116 bytes)](images/birhan-Motor1_small.jpg)
Beni uzun saçım, Göbeğim veya motorumdan tanıyabilirsiniz
|